Ana içeriğe atla

KÖREBE

Bir tabuttayım.
Kesinlikle burası bir tabut olmalı...
Aldığım nefesi söndüren karanlık,
İçimdeki insanları öldürüyor.
Şimdiden köşelerim çıkmış bile!
Yaşlılık desen yaşlılık değil.
Zifiri bir karanlıkta, kare olmak gibi
Önce köşelerde saklanıyorsun
Sonra ortaya geçip ebe olmayı bekliyorsun...



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

21.yy. PORTRESİ

Bir insan kafasına, iki kulak çok fazla, iki gözse çok gereksiz. İnsanlar 30FPS gözleriyle gördüklerine inanamayacak kadar teknolojik zekaları vardır. Duygu körlüğü insanın görmesini engeller, ona reelde gerçekleşen olaylardan bağımsız bir görsel sunar. Kulaklarının duyma sınırı  20Hz-20000Hz ken sokaklarda çığlık, çığlığa dövülen kadınları duymayan o kadar sağır var ki, bir de kulaktan-kulağa yayılan binlerce duygu sirkülasyonları...   i nsanlar çelişkiler havuzunda yüzerken çevresinde gelişen olayları görmez. İçine dönmüş bir    vaziyette hayallerini şekillendirir... Hayata gelme amaçları zevk tatmak olan bu insanların ne iki kulağa, ne de iki göze ihtiyacı vardır.Onlarda bulunması gereken burunlar ve ağızlardır. Hazlar ve zevkler üzerine gelişen bu çağa ne güzel bir insan portresi olur. 

EKŞİMSİ

Masadaki yeşil elma olsaydım... Beni, yıkamadan eline almanı isterdim. Üzüntülerimden, Özlemlerimden, ısırmanı isterdim... Yüzüne bir ekşimişlik verirdim. Beni neden bırakamadığını sorardım. Almış olduğun tatlar eksiltirdi beni... Biraz üzüntülerimden, Biraz da hali hazırda duran duygularımdan eksilirdim. Yıkanmamış duygularımın hepsi çekirdeğe dönerdi... Bense sap gibi ortada kalırdım.

SOMA

   Bu ülke ölüme asfalt atmış. Hayatların, üstüne kurulan trafik lambaları, Yeşili gösterdiğinde son buluyor. Kimisinin şeridi uzun, kimisinin kısa...    Bu ülke beyaz bir kefen! Gökyüzünü görmek için yeraltında can veren...